Dünya Alarm Veriyor -1

» Köşe Yazarları » Dünya Alarm Veriyor -1

Iraz Şensöz yazdı…

“İki şey sonsuzdur; İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden emin değilim.”

Albert Einstein

 

Einstein’ın sözü üzerine yazacak çok şey var. İnsan karmaşık bir canlı. Üstelik oldukça aptal. İnsanlık tarihi birçok gelişmeyi işaret etmekle birlikte aynı zamanda aptallıklar tarihi. Hiç uğruna çıkan savaşların, hiç uğruna insanların birbirini öldürmesinin de tarihi. Bir açıdan insan hep kötülük, acı ve keder üretmiş. Neden? Belki de bunu sormalı.

Neden bunca kötülük? Neden kısacık hayatlarımızı bunca kötülükle geçiriyoruz?

Dünya bence hiçbir zaman yaşanası bir yer olmadı. Hayat her şeye rağmen yaşanılır diyebilirsiniz. Haklılık payınız da var…

Bana gelecek olursak; 43 yıllık hayatımda kendimi hiç bu kadar yorgun hissetmemiştim. Hayatıma dair radikal değişiklikler düşünüyorum. Bakalım…

Yaşanılmaz bir yer burası. Tek kelimeyle yaşanılmaz. Sizi tek tek hayatımızda olup biten kötülükleri sıralayarak sıkmayacağım. Zaten çoğunu görüyorsunuz. Zaten görmek, kayıtsız kalmak, izlemek de bambaşka bir işkence öyle değil mi?

Olan biten her şeyi izliyoruz. Hayatımızı devam ettirebilmek için de bir çoğunu görmezden geliyoruz. Yoksa çoktan delirirdik. Çoktan delirmiş olma ihtimalimiz de gayet yüksek. Delirmek bir noktaya kadar “normal” bence. Bir baş etme yöntemi olarak “delirmek.”

Modern insan büyük oranda zihninin içinde yaşayan, ekranlara bakan, vesvese eden bir canlı. Bedenlerimiz git gide daha hareketsiz oluyor. Daha kilolu, kambur ve ekran başına kilitli canlılara dönüştük. Zihnimizin içinde kurduğumuz alemlerde yaşıyoruz çünkü internet teknolojisiyle dünyada olan biten bütün kötülük her an önümüzde. Körleşiyor, duyarsızlaşıyor, git gide kayıtsızlaşıyoruz. Daha çok içimize dönüyor, simülatif, yapay dünyalar kuruyor; onların içinde yaşıyoruz.

Bugün insanın geldiği noktada kendini böyle bir yaşama biçimine mahkum etmesi aptallık değil de nedir?

Acilen yeni, adil, barışçıl, huzurlu, dayanışmacı, özgürlükçü bir yaşam kurmalıyız. Bunu acilen yapmalıyız. Dünya alarm veriyor. Biz ise yerimizden kıpırdayamayacak kadar üşengeç ve depresifiz. Bu psikolojiden nasıl çıkacağız bilmiyorum ama çıkmalıyız.

Bu yaşam biçimi doğayı elimizden almakla kalmadı kendimize olan güvenimizi de alıp götürdü. Bizi yalnız varlıklara dönüştürmekle kalmadı, dayanışmaya olan inancımızı da silip süpürdü.

Bugün iyimser olmak için güzel bir gün. “Değiştirebiliriz!” demek için, kendimize inanmak için güzel bir gün. O zaman işe psikolojimizi düzeltmekle başlamaya ne dersiniz?