Asit yağmurunun zararları nelerdir?

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'nın yayınladığı harita merak uyandırdı. 

Musul üzerinden gelen zehirli gazların insan sağlığını tehdit ettiği ve asit yağmurlarına sebep olabileceği iddiası vatandaşları tedirgin etti. 

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, asit yağmuru riskinin Türkiye'ye geleceği iddialarıyla ilgili açıklama yaptı.

Kaynak, "Asit yağmuru riskinin hemen hemen yok denecek kadar azaldığı yönünde bilgiler var. Rüzgar nedeniyle yön değiştirmesi bekleniyor" dedi.

Peki asit yağmuru nedir, ne gibi zararları vardır?

ASİT YAĞMURU NEDİR, NASIL OLUŞUR?

Asit yağmuru, asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiğ veya kuru parçacıklar halinde yeryüzüne düşmesine verilen isimdir. Atmosfere yayılan kükürtdioksit ve azotdioksit gazlarının kimyasal dönüşümlerden geçtikten sonra bulutlardaki su damlacıkları tarafından emilmesi ile oluşur. 

Daha sonra bu damlacıklar yeryüzüne yağmur, kar gibi yollarla düşerler. Bu toprağın asitlik miktarını arttırır ve tatlı su kaynaklarının kimyasal dengesini bozar. Havadaki tipik çap konsantrasyonunda oluşan yağmurun pH'ı 5.6 civarındadır. 

Bu yüzden pH'ı 5.6'nın altındaki yağmur asit yağmuru olarak nitelendirilir. Ama doğal asit kaynakları yüzünden yağmurun pH'ı zaten 4.5 ile 5.6 arasında değiştiği için 5.0'ın altı daha doğru bir ölçü olarak nitelendirilebilir. Asit yağmuru akarsuların zehirlenmesi ve yüksek irtifalardaki ormanların zarar görmesinin başlıca sebeplerindendir.

Asit yağmurları, fosil yakıtların yakılması ile ortaya çıkan yağışlar olarak tanımlanmaktadır. 

Bilhassa endüstriyel faaliyetin ve enerji tüketiminin yoğun olarak gerçekleştiği yerlerde yakılan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlarının azot ve kükürt gazlarını aşığa çıkarmasının ardından bu gazların bulutlarda bulunan su buharı ile tepkimeye girmesiyle meydana gelir.Bu tepkimenin sonucunda ortaya sülfürik ve nitrik su buharı ortaya çıkar. 

Bu asitler ise çiğ, sis, kar ve yağmur gibi doğal olaylarla beraber yeryüzüne ulaşır.

SADECE BULUNDUĞU BÖLGEYİ ETKİLEMEZ

Asit yağmurları sadece oluştuğu bölgeyi etkilemez. Çin, Rusya ve Doğu Avrupa gibi bölgelerde fosil yakıtların aşırı şekilde kullanılmasına bağlı olarak ve atmosfer hareketleri sebebi ile pek çok bölge bu oluşumlardan etkilenir. 

Çin'den yayılan azot ve kükürt gazlarının Japonya'da asit yağmurları olarak ortaya çıktığını ve Japonya'daki tarımın bundan etkilendiğini görebilmek mümkündür.

ASİT YAĞMURUNUN ZARARLARI

Asit yağmurları göller ve nehirlere yağdığında suların asitliği artar. Bu durum o sularda yaşayan canlarla zarar verir.

Kent içi veya kent dışındaki tarihi ve doğal yapıtlar zarar görür.

Toprağın mineral oranının düşmesine neden olur, bu durum bitkilerin topraktan beslenmesine engel olur.

İnsanlarda çeşitli solunum yoları, akciğer kanseri, nefes darlığı gibi hastalıklara neden olur.

Topraktan derelere, ırmaklara ve göllere taşınır. Göl sularının asitliliği ve metal tuzlarının yoğunluğu artar. Buna bağlı olarak göl ekosistemi tehlikeye girer.

Tarihi eserleri olumsuz etkiler. Örneğin; asit yağmurları Nemrut Dağı'ndaki taş anıtları önce yıpratmakta sonra da dağılmasına neden olmuştur.

Su kirliliğine neden olur.

Akarsularda ve göllerde bazı canlı türlerinin ölümüne yol açar.

İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Yaş ve kuru çökelme sonucunda atmosferden yeryüzüne geçen sülfat, nitrat gibi anyonlarla toksik metallerin, kırsal bölgelerde toprağın ve göllerin asitleşmesine neden olan ve kentlerde ise insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek düzeylere erişmelerinin yanında, toprağa çökelmeleri sonucunda da insanların özellikle çocukların sağlığını dolaylı olarak etkiler. 

Özellikle çoçuklarda olmak üzere solunum yolu enfeksiyonu olmak üzere çesitli iltihaplanmalar ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sağlık sorunlarına sebep olmaktadır.

‘BİNALARDA AŞINMAYA NEDEN OLACAK'

Hürriyet'in olayla ilgili görüşüne başvurduğu İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Mikdat Kadıoğlu, bu tür kimyasalların toz ve gaz şeklinde havaya karıştığını, yağmurla karşılaştığında oksijen ve hidrojenle birleşerek sülfürik asit, halk arasındaki adıyla ‘kezzap' olarak yere indiğini söyledi.

‘BU DURUM İLK DEĞİL'

Bu durumun Türkiye'de ilk kez görülmediğine işaret eden Kadıoğlu şöyle devam etti: 

“Sürekli Avrupa sanayisinin sülfürik asidine maruz kalıyoruz. Katı yakıtların hepsinde kükürt var. Kışın kömür yakıldığında kükürt kokusunu alıyoruz. Termik santraller de asit yağmuruna neden oluyor. Esas problem, Musul civarında yaşayanlar için. 

Tuvalet, banyo gibi küçük bölümleri sığınağa dönüştürüp kapı ve camları koli bandıyla bantlamalı, dışarıdan gelen havayı solumamaları gerekiyor.”

CNN International, DAEŞ'in yaktığı sülfür imalathanesinin görüntülerini yayınlamıştı. 

Bazı noktalarda sülfür yanmaya devam ederken, sönen bölgelerde de yoğun bir duman göze çarpıyor. Arwa Dawon'ın görüntülediği bölge, canlı yaşamından tamamen kopuk bir manzara sergiliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.